|

Tarım ve Orman Bakanlığı
tarafından yürütülmekte olan Kırsal Dezavantajlı Alanlar
Kalkınma Projesi kapsamında Uluslararası kalkınma Fonu (IFAD)
işbirliğinde ve Tarım Orman Bakanı Sayın İbrahim
YUMAKLI'nın katılımlarıyla 13-15 Nisan 2026 tarihleri
arasında Kastamonu ilinde ''uluslararası Çiftçi
Örgütleri Çalıştayı ve Forumu gerçekleştirildi.
Çalıştaya TARIM KOOPERATİFLERİ MERKEZ BİRLİĞİ olarak
Genel Başkan Ahmet ERKEN, Genel Başkan Yrd. Sinan EMREN,
Genel Müdür Vesile Nur GÜVEN olarak katılım sağladık.
Etkinlik Tarım ve Orman bakanlığı ev sahipliğinde
gerçekleştirildi. Bakanlığın üst düzey temsilcileri ve
IFAD, UNDP nin üst düzey yöneticilerileri,Azerbeycan,BosnaHersek,İtalya,Moldova,Karadağ,Özbekistan,Kırgızistan
Tacikistan,Ermenistan,Gürcistan olmak üzere kooperatif
temsilcilerinin yer aldığı davetlilerin yanı sıra
ülkemiz çiftçi örgütleri ile diğer kurum ve kuruluşların
temsilcileri de katılım sağladı.
Tarımsal üretimin sadece üretim faaliyeti olmanın
ötesine geçtiğini belirten Yumaklı, "Tarımsal üretimin
ulusal güvenliğin, ekonomik istikrarın ve toplumsal
refahın temel dayanaklarından biri haline geldiği
hepimizin malumudur. Ancak içinde bulunduğumuz ve yeni
normal olarak tariflediğimiz tepkiler tarım sektörünü
derinden ve çok boyutlu risklerle yüzleştirecek etkiye
sahip durumda." diye konuştu.
Bakan Yumaklı, savaşın tarım ve ekonomiye önemli
etkileri bulunduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:
"Bugün yakın coğrafyamızda İran ve Amerika Birleşik
Devletleri, İsrail çatışması, enerji ve gübre
maliyetlerinde çok önemli maliyet baskısını tarımsal
üretimin üzerine getirmiş durumda. Bununla birlikte
Türkiye'nin son yıllarda izlemiş olduğu etkin dış
politika ve ileriye dönük stratejik yaklaşımlar
sayesinde bu tür dalgalanmalara karşı güçlü duruş
sergilemiş durumdayız. Bu noktada açıkça ifade etmek
isterim ki üreticimiz müsterih olsun, tüketicilerimiz
endişe etmesin, sanayicilerimiz de gönül rahatlığıyla
yoluna devam etsin. Türkiye bu süreçte hamdolsun, gıda
arz güvenliğiyle ilgili hiçbir sıkıntı yaşamamıştır,
yaşamayacaktır. Bunun en önemli nedeni de Türkiye'nin
geliştirdiği çoklu tedarik stratejileridir. Proaktif
yaklaşım ve küresel şoklara karşı güçlü koruma
kalkanıdır."
"TARIMIN GELECEĞİ GÜÇLÜ ÜRETİCİ
ÖRGÜTLERİNDEN GEÇMEKTEDİR"
Türkiye'nin etrafındaki ateş çemberine rağmen
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde barış
adası ve güvenli liman olma özelliğini sürdürdüğünü
vurgulayan Yumaklı, şunları söyledi:
"Türkiye, dünyadaki bütün gelişmeleri doğru okumaktadır
ve sürdürülebilir stratejiler üretmeye devam edecektir.
Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da her hal ve
koşulda devletimiz, bakanlığımız üreticimizin yanında
olmuştur, olmaya devam edecektir. Bu doğrultuda 2025'te
destekler, zirai don ile ilgili telafiler ve yatırım
teşvikleriyle birlikte tarım sektörüne aktarılan kaynak
706 milyar lirayı bulmuştur. 2026 yılında bu çıtayı
biraz daha yukarı çıkardık. Sulama yatırımlarından kredi
süspansiyonlarına kadar bütün destek ve teşviklere kadar
toplam 938 milyar liralık finansmanı sektöre sağlamış
durumdayız. Tarım sektöründe elbette önümüzdeki dönemde
en çok üzerinde duracağımız hususlar üretici
örgütlerinin süreçte daha aktif rol almasıdır. Özellikle
üretici organizasyonlarının değerlendirilmesiyle ilgili
2 yıl önce çalışma başlatmıştık. Şuna canı gönülden
inanıyoruz, tarımın geleceği güçlü üretici örgütlerinden
geçmektedir. Kooperatifler ve tarımsal örgütler sadece
ekonomik bir birlikteliği ifade etmez, aynı zamanda
üreticinin alın terini ve emeğini koruyan bir vazife,
görev ve misyon edinmek zorundadır."
Bakan Yumaklı, güçlü ölçekli üreticilerin pazarda söz
sahibi olması, rekabet gücünün artması ve gelir
istikrarının sağlanabilmesinin sadece ve sadece güçlü
üretici örgütleriyle mümkün olduğunun altını çizerek,
şöyle konuştu:
"Üretimin sürekliliğini sağlayan, tedarik zincirini
güçlendiren ve kriz anlarında sistemi ayakta tutan da
eğer güçlüyse bu yapılardır. Bu manada üretici örgütleri
güçlü üretim demektir, güvenli gıda arzı demektir ve
bütün bunlar güvenli geleceğin inşası anlamına gelir.
Özellikle üretici örgütlerinin derecelendirmesinde daha
kurumsal, daha şeffaf, daha rekabetçi ve sürdürülebilir
olunmasını istiyoruz. Üretici örgütlerine birer temsil
makamı olarak bakmıyoruz. Bu doğrultuda hem kendi
üyelerinin hem de ülkemizin tarımsal geleceğini daha
yukarıya taşıyacak olan üretici örgütlerinin kendilerini
bir kez daha kontrol etmelerini istirham ediyorum. Bugün
ulaştığımız noktada birinci dereceye ulaşan üretici
örgütleri bizden sadece bir belge almıyor. Aynı zamanda
başarı hikayesini oluşturmuş, güven göstergesini ifade
etmiş oluyor ve gelecek inşa ediyorlar. Bu yapılar
çiftçimizin özellikle pazardaki gücünü tahkim
edebilmesi, üretim zincirini sağlamlaştırması ve
ülkemizin gıda güvenliğini sağlaması açısından çok
önemli. Örgütlü tarımsal üretim bir tercih değil,
zorunluluktur. Bu nedenle hem desteklerimiz hem
teşviklerimiz hem de reformlarımızla üretici
örgütlerimizi hep birlikte çalışarak daha güçlü, daha
dayanıklı, sürdürülebilir hale getireceğiz."diye
konuştu.Daha sonra katılımcılar kooperatiflerinin
yöresel ürünlerinin sergilendiği tezgâhları inceledi.
|